Fotoğraflarımı Paylaştığım Fotomozaik Mail Grubuna Aşağıdaki Kutucuğu Kullanarak Üye Olabilirsiniz

Google Gruplar
fotomozaik grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
internette yanlis bilinen ya da aksettirilen seyler - Boyacı Çocuk - Blogcu



} table.border { border: px solid #; border-top: none; border-bottom: none; } td {font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif;font-size: 11pt;line-height: 1.7;color: #003366;} td.leftside { background: #c0a080 ; padding: 10px; line-height: 18px; } td.rightside { background: #; padding: 0px;border-bottom: 0px solid #;line-height: 1.7;} td.title { color: #FF99FF; font-size: 28pt; font-family: georgia, "Trebuchet MS", sans-serif; padding-top: 30px; padding-bottom: 5px; } td.entry { padding: 50px; border-top: px solid #; text-align: justify; } td.pages { border: px solid #; background: #FFFFFF; padding: 10px; } h2 { font-family: Trebuchet MS, arial, verdana, sans-serif; font-size: 14pt; margin: 20px; } font.pink { color: #FFBEFA; } img.avatar { border: px dashed #; } a:link { color: #003366; text-decoration: font-weight: bold; } a:visited { color: #003366; text-decoration: font-weight: bold; } a:hover { color: #660033; text-decoration: underline; font-weight: bold; } a.menu:link { color: #003366; text-decoration: font-weight: bold; } a.menu:visited { color: #003366; text-decoration:font-weight: bold; } a.menu:hover { color: #660033; text-decoration: underline; font-weight:bold; }
Av. Dr. Özcan Günergök



anasayfam

Kategorilerim


Foto Albümlerim

Seagull-Möwe-Martı
Istanbul
diger canlilar
Diğer Fotolar

Son Eklenenler

* Çoban Köpeği ve Sürü
* Sürü
* Çoban ve Sürüsü
* Yalnızlığımı Seviyorum
* KAmera ve Lens Performansı Sitesi
* Ah O Gemide Ben de Olsaydım
* Körler Şehri'nden İstanbul'a Bakış
* Farklılıklarla Birarada Yaşamak
* Kadıköy
* “FOTOĞRAFTA NEYİ, NASIL YAPMALIYIM?” SORUSUNA, BİR &
* Kedi
* Sürü
* Kapını Çalan Benim -Tanrı Misafiri Paçalı Güvercin-
* Erciyese Doğru
* 7 KURSUNLA ISTIKLAL MARSI....
* Kerpe'de Gün Batımı
* KAHVE ÇEKİRDEĞİ
* İstanbul Fotoğraflarım
* Tüm Martı Fotoğrafları
* Kadıköy'de Yelken
* Müşteri Şikayetlerinin Önemi
* Kardeşler
* Yurdum İnsanı -Atatürk Havalimanında Güvenlik Kontrolü-
* DUVAR RESMİ
* Ortaköy ve Kuleler

Linklerim

* Haber7
* Haber3
* internethaber
* web sitem
* esimin sitesi: fiskos


* Profilim
* Arşiv
Sitenize Eklemek için


Arkadaşlarım

gercekcigenc
irembahce
donence
woelfin Barış
bloving
rabiayuksel
uzlet
umut33
mucizemm
karsinojen
serkankusfb
1sessizgemi3
sarikanaryalar
benhaladeliyim
mustafabalci
gerceksevda
masallarinmasali
kurumusyaprak
kirmizikaranfil
birseyvar
sosiloskop
ozlemaslantas
mizikci
amadeus06
demetihkan
alexberkehan
haraso1









Danone dedektif gibi çalıştı, aklandı

 

Milyonlarca anne rahat bir nefes alabilir. Danone kendi ürünleri hakkında iftira atanları internet üzerinden IP adresinden bularak, bilgileri savcılığa teslim etti.
İnternetin özgür ortamını kötü niyetlerine alet eden kişilerin başlattığı karalama kampanyasına karşı mücadelesini son iki yıldır yılmadan sürdüren Danone Türkiye, geldiği son noktayı, düzenlediği basın toplantısında açıkladı.
İftiraların hedefi olan Danino’nun, tüm Danone ürünleri gibi T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından düzenli olarak kontrol edildiği; ürünlerin sağlıklı ve güvenilir olduğunun böylece onaylandığı belirtildi. Bu sayede haksız yere olaya adı karışmış profesör de aklandı.
İki yıl önce Danone Türkiye ürünlerine yönelik bir saldırı niteliği taşıyan ve milyonlarca anneyi kandıran bu karalama kampanyasını başlatan kişilerin Bilgisayar Takip (IP) numaralarına ulaşıldı. Numaralar, Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirilerek suç duyurusunda bulunuldu.
Türkiye tarihinde bir firmanın internette hedef olduğu en büyük karalama kampanyasına yönelik çalışmalar ve gelinen son nokta 5 Nisan 2007’da gerçekleşen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu.
Toplantıda Danone Türkiye Genel Müdürü Serpil Timuray, “Danone Türkiye olarak, İnternet’te bir firmaya karşı yürütülen tarihimizin belki de en büyük yalan ve iftira kampanyası ile karşı karşıya geldik.

Türkiye’nin dört bir yanında ürünlerimizi tüketen milyonlarca anneyi üzüntüye ve endişeye sevk eden bu asılsız, dayanaksız yalan ve karalamaya karşı, bugüne kadar ciddi bir hukuk mücadelesi verdik

Bugün, bu karalamaların yalan olduğunu aydınlatarak; zarar gören bir çok taraf adına önemli bir adım atmış bulunuyoruz. Bu konudan etkilenen herkesin, özellikle endişelere kapılan annelerimizin bu yalanı öğrenmeleri ve rahatlamaları ile biz de rahat bir nefes alabileceğiz. Ki, bir anne olarak benim de en çok önemsediğim konu bu.” Şeklinde konuştu

Bilgisayar Takip (IP) numaraları Savcılığa teslim edildi
Herşey, 2005 yılı Mayıs ayında bir İnternet Forum sitesinde yer alan bir yazı ile başladı. Bu karalama mesajını hazırlayan kötü niyetli kişiler, iletiye Profesör Doktor Turan Karadeniz’in imzasını, bilgisi ve onayı dışında eklenmekten ve zincir ileti haline getirip internette dolaştırmaya başlamaktan çekinmediler. Profesör Doktor Turan Karadeniz’in konu ile ilgisi bulunmadığını açıklamasına rağmen; bu zincir ileti internette dolaşmaya devam etti.

Danone Türkiye, konu hakkında bilgi edinmesi sonrasında hızla aksiyona geçti. Öncelikle, söylentinin çıkış kaynağı tespit edildi ve Türkiye’den siteye erişimin engellenmesi yönünde tedbir kararı alındı.

24.01.2007 tarihinde sitenin giriş sayfasında “Özür ve Düzeltme Yazısı” yayınlandı. Site yönetimi ile Danone Türkiye arasındaki adli süreç, böylece uzlaşma ile sona erdi.

Bundan sonra Danone Türkiye, bu karalama kampanyasının şüpheli ya da şüphelilerine ait Bilgisayar Takip (IP) numaralarına ulaşarak, bu numaraları Cumhuriyet Savcılığı’na iletti ve suç duyurusunda bulundu.

Karalama kampanyası milyonlarca anneyi etkiledi, kötü niyetli mesaj yaklaşık 3 anneden birine ulaştı.

Danone Türkiye’nin yapmış olduğu araştırma, İnternetin kontrolsüz ortamında başlayan bu mesajın yaklaşık olarak 6.3 Milyon kişiye ulaşmış olduğunu gösteriyor. Bu büyük erişimin sadece 1 milyonunun İnternet vasıtası ile, geri kalan kısmının ise kulaktan kulağa iletişimle yayıldığı saptanmış bulunuyor.

25 – 45 yaş arası kadınlar arasında yapılan bir araştırmada, mesajın bilinirlik oranının %30’lara varıyor olması, bu karalama mesajının yayılımını gösteriyor. Bu asılsız mesaja kananların yüzdesi ise, yaklaşık 1/4 oranında.

Çiğ süt alımında 15.000.000 litreye yakın daralma

Özellikle sütlü çocuk ürünleri kategorisinin lideri Danino ürününü hedef alan bu karalama kampanyası sonrasında, kategori satışlarında %26’lara varan gerileme kaydedildi. Bu gerileme, çiğ süt alımlarında tüm kategori genelinde yaklaşık 15.000.000 litre daralmaya neden oldu.

Konu, değişik boyutları ile ele alındı

Basın toplantısı sırasında, konuya toplum psikolojisi, İnternet ve gıda güvenliği ve toplumun sağlıklı beslenmesi açısından farklı boyutlardan ışık tutmayı hedefleyen bir panel düzenledi. Yurtsan Atakan başkanlığında gerçekleşen panele T.C Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Ahmet Kavak, Ordu Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Turan Karadeniz, Profesör Doktor Sevinç Yücecan ve Neşe Erberk katıldılar.

T.C Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Ahmet Kavak, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın üretim izinlerini veren devlet otoritesi olduğunu ifade etti. Bu izinler verildikten sonra da gerek habersiz üretim ve iş yeri denetlemelerinin sürdüğünü belirten Kavak, TKB onaylı üretim sertifikalı ürünlerin güvenli olduğunu vurguladı.

Karalama kampanyasına kontolü dışında adı ve imzası karıştırılan Ordu Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Turan Karadeniz ise, konuşmasında bir bilim adamı olarak bu asılsız iddia ve itirafların içine çekilmiş olmaktan duyduğu üzüntü ve mağduriyeti belirtti.

Profesör Doktor Sevinç Yücecan; annelerin söylentilere değil de uzmanlara kulak vermesi gerektiğini belirtti. Yücecan, kalsiyum ve D vitaminin çocuk gelişimi üzerindeki önemi ve gerekliliği açısından sütlü ürünlerin, özellikle zenginleştirilmiş olanların önemi üzerinde durdu.

Bir anne ve yuva sahibi olarak, çocuk beslenmesine önem verdiğini ifade eden Neşe Erberk ise, annelerin bilinçli davranarak, uzmanlardan bilgilerin öğrenmelerinin ve söylentilere taviz verilmemelerinin önemini ifade etti. Bu vak’anın yapılabilecek bu hata için iyi bir örnek olduğunu söyleyen Erberk, her anneyi daha bilinçli olmaya davet etti.

haber7

Tarih: 09:12, 8/6/2007 Kategori: internette yanlis bilinen ya da aksettirilen seyler
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

BU E-POSTA ASILSIZ ÇIKTI... BİSMİL'DE PKK MEZARLIĞI YOK

İnternette yoğun olarak dolaşan 'Bismil'deki PKK mezarlığı' mailindeki fotoğrafın asılsız olduğu anlaşıldı.
15 Nisan 2005 Cuma 13:18
Diyarbakır Valiliği, Bismil İlçesi'nde terör örgütü PKK/Kongra-Gel'e ait mezarlık bulunduğuna dair haberlerin asılsız olduğunu bildirdi.

Diyarbakır Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nden yapılan yazılı açıklamada, bazı basın yayın organlarında ''Skandal Türkiye'de PKK mezarlığı var'' ve ''PKK mezarlığı Kuzey Irak'ta değil Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nde'' şeklinde haberlere yer verildiği belirtildi.

Valilik tarafından söz konusu haberin asılsız olduğu ve gerçeği yansıtmadığı, Bismil'de böyle bir mezarlığın olmadığı ve kamuoyunun yanlış yönlendirilmemesi gerektiğine ilişkin düzeltme metninin ilgili basın organlarına gönderildiği kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

''Bu basın organlarınca, gerekli cevap ve düzeltmeler yayınlanmıştır. Ancak son günlerde bazı internet sitelerinde aynı haber ve fotoğrafların kullanılarak yayın yapıldığı, fotoğrafların e-mail yolu ile basın yayın kuruluşlarına ve kişilerin e-mail adreslerine gönderildiği tespit edilmiştir. Yayınlanan cevap ve düzeltme metinlerinde de belirttiğimiz gibi Bismil'de böyle bir mezarlık bulunmamaktadır. Bazı çevreler tarafından maksatlı olarak bu tür haberler yayınlanıp vatandaşlarımız yanlış yönlendirilmeye çalışılmaktadır.'' Öte yandan açıklamada, son günlerde bazı basın yayın organlarında terör örgütü PKK/Kongra-Gel'in kan ürünleriyle gelir elde edildiği yönünde haberlerin yayınlandığı ifade edilerek, ''Diyarbakır bölgesinde terör örgütünün kan ticareti yapması söz konusu olamaz. Güvenlik kuvvetlerimizce böyle bir çalışma tespit edilmemiştir. Bu tür haberler tamamen gerçek dışı olup, kamuoyunu yanlış yönlendirmeye yöneliktir'' denildi.


Tarih: 09:07, 8/6/2007 Kategori: internette yanlis bilinen ya da aksettirilen seyler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

LANETLİ KIZ balonu söndü



Sanal âlemde dinsel konulara ilişkin olarak türetilen efsanelerin ardı arkası kesilmiyor. Samimi dindarları son derece rahatsız eden bu modanın en son örneği durumundaki "çarpılmış genç kız" hikâyesinin de kuyruklu bir yalan olduğu ortaya çıktı.

Türkiye kamuoyu da dahil olmak üzere İslâm dünyasını aylardır meşgûl eden bu olayın kahramanı heykeltraş Patricia Piccinini'ye ulaşan Yeni Şafak, çirkin bir yalana âlet olmanın şokunu yaşayan Avustralyalı sanatçıdan olayın iç yüzünü öğrendi.

  • ALİ MURAT GÜVEN / HABER MERKEZİ

    Geçtiğimiz yıllarda İslâm ülkelerini ayağa kaldıran "Mağara cini fotoğrafı", "Hz. Âdem'in dev iskeleti", "cehennemde kaydedilen sesler"


    Yaz ayları boyunca sayısız internet sitesini arşınlayarak özellikle İslâm ülkelerinde yaşayan milyonlarca kişinin tüylerini ürperten "lanetlenmiş kız" fotoğrafı ve heykeltraş Piccinini'nin sözkonusu heykeli de içinde barındıran
    "Deri Peyzajı" adlı eseri…

    gibi kuyruklu yalanların ardından, internet ortamı dinsel inançlar üzerine oynanan sinsi bir oyunun daha arenasına dönüştü. Son birkaç aydır bütün İslâm ülkelerinde âdeta bir kitle histerisi şeklinde yayılan ve ürkütücü şöhreti kısa sürede ülkemize de ulaşan "Kur'an'a saygısızlık ettiği için hayvana dönüşen Ürdünlü genç kız" fotoğrafının, gerçekte Avustralyalı bir sanatçının silikondan yaptığı ilginç görünümlü bir heykele ait olduğu ortaya çıktı.

    Bir dizi insan-hayvan karışımı canlıyı küçük bir erkek çocuğuyla birlikte tasvir eden bu heykel grubu, ünlü heykeltraş Patricia Piccinini tarafından 2003 yılında tasarlanıp hazırlandı. Halen Sydney'de yaşayan ve sıradışı yapıtlarıyla sık sık uluslararası sergilere davet alan Piccinini'nin anılan çalışmasına ait yakın plan bir fotoğrafı sanatçının internet sitesinden onun izni olmaksızın kopyalayan kimliği belirsiz "tebliğciler", sözkonusu fotoğrafa bir de "çarpılma hikâyesi" ekleyerek bunu sanal âlemde elden ele dolaştırmaya başladılar.

    Konunun kısa süre içinde tartışma forumlarının sınırlarını aşıp paranormal olayların incelendiği "ciddi" sitelere sıçramasıyla birlikte olaydan Piccinini'nin de haberi oldu ve sanatçı kişisel sitesinde öfkeli bir açıklama yayımladı. Ancak, buna karşılık, "çarpılan kız" efsanesi, insanların bu tür dinsel hikâyelere inanmayı içtenlikle arzu etmeleri üzerine geçtiğimiz yaz ayları boyunca hız kesmeden yayılmayı sürdürdü.

    İslâm'ın bu gibi yalanlara ihtiyacı mı var?

    Her ortaya çıkışlarında geniş bir inanan kitlesi toplayan dinsel içerikli kent efsanelerinin, özellikle 2000'li yılların başlarından itibaren ciddi bir artış gösterdiği gözleniyor. İlk çıkış kaynağı genellikle belirlenemeyen ve faillerinin daha etkin bir uluslararası yayılım için interneti başarıyla kullandıkları bu tür paranormal hikâyeler, kimilerine göre "biraz abartılı ögeler (!) içermekle birlikte, insanları ilahî gerçeklere yaklaştıran bir tür tebliğ görevi" üstlenmekteler. Ancak, bu sakat düşünce tarzı istisnasız her seferinde olumsuz sonuçlar doğuruyor ve arka plandaki gerçeklerin ortaya çıkmasıyla birlikte, İslâm adına yola çıkanlar her seferinde İslâm'a izi kolay kolay silinemeyecek türden lekeler sürüyorlar. "Kur'an'a saygısızlık ettiği için çarpılan kızın dramı" gibi vak'alar zayıf olan imânları pekiştirmek adına doğru yöntem olarak kabul edildiği takdirde, benzeri bir başka durum yaşandığında, sözgelimi, "Filistin'de camileri basıp talan eden, Kur'an-ı Kerim nüshalarını yerlere atan İsrail askerlerinin neden olay ânında alev alıp yanmadığı" gibi bir sorunsal da bu kez aynı imânları zedeleyen bir anti-teze dönüşebiliyor. Bu açıdan bakıldığında, sözkonusu yalanları ortaya atan kişilerin samimi dindarlardan ziyade, farklı bir taktikle çalışan "din karşıtları" olma ihtimalleri daha yüksek...

    Dinsel içerikli kent efsanelerine karşı öteden beri ödünsüz bir biçimde tavır alan Yeni Şafak Haber Merkezi, önceki yıllarda da "Birleşik Arap Emirlikleri'nde çekilen cin fotoğrafı", "Hz. Âdem'in Suudi Arabistan'da bulunan dev iskeleti", "Müslüman olan Alman fizikçisi Hans Aiberg", "cehennemde kaydedilen korkunç çığlıklar" ve "Astronot Neil Armstrong'un Ay'da ezan sesi duyup Müslüman olması" gibi başka bazı popüler yalanların da içyüzünü kanıtlarıyla birlikte açığa çıkararak Müslüman kamuoyunun dikkatine sunmuştu.

    "Olay heykel"in tasarımcısı Patricia Piccinini:
    'Fotoğrafı internet sitemden çalmışlar'


    Avustralyalı heykeltraş Patricia Piccinini, sanat dünyasında sıradışı çalışmalarıyla tanınıyor.
    Yeni Şafak'ın, ülkesi Avustralya'dan bağlantı kurarak görüşlerine başvurduğu bayan heykeltraş Patricia Piccinini (40), yapıtı üzerine son aylarda internette ortaya çıkan spekülasyonlardan dolayı tek kelimeyle burnundan soluyor. Olaydan ilk kez geçen Ağustos ayında haberdar olduğunu belirten Piccinini, gazetemize şu açıklamayı yaptı:

    "Doğrusu, bu yalan karşısında söyleyecek söz bulamıyorum. Ben bir sanatçıyım ve dünyadaki bütün dinlere karşı sonsuz saygım var. Ancak, önceki yıl gerçekleştirdiğim bu çalışmanın fotoğraflarının kişisel internet sitemden çalınarak böylesine abuk subuk bir hikâyeye alet edilmesi karşısında tahmin edemeyeceğiniz kadar çok yıprandım. Sahtekârların kullandıkları fotoğraf, son iki yıldır dünyadaki bazı önemli sergilere katılan "Leather Landscape" (Deri Peyzajı) adlı yapıtımdan alınma bir detaydır. Bu yapıtı, hayâl gücümün ürünü olan, ancak genetik mühendislerinin gelecekte üretmesi olası bazı insan-hayvan karışımı hibrit yaratıkların ve onları ilgiyle izleyen küçük bir oğlan çocuğunun silikondan yapılma heykelleriyle oluşturdum. Beyaz deriden hazırlanmış fütüristik bir dekorun üzerine yayılan sözkonusu heykeller, ilk kez 2003 yılında Venedik Bienali'nde görücüye çıktı ve bir hayli ilgi gördü. O tarihten bu yana da daha bir dizi ülkede sergilendi. Yapıtın hazırlanmasında silikon ve derinin yanısıra tahta, akrilik ve insan saçı kullanıldı."

    Olayın gerçek yüzünü kişisel internet sitesinde de açıkladığını belirten Piccinini, buna karşılık internetin yalanları yayma konusundaki hızına yetişmenin imkânsız olduğunu vurgulayarak, "Hiçbir dinin, varolmak için bu tür komik hikâyelere ihtiyacı yok. Bence bu tür kent efsaneleri ilk anda kitleleri bir ölçüde heyecanlandırsa da inançlı topluluklar arasında sonradan büyük bir hayâl kırıklığı ve öfkeye yol açıyorlar. O nedenle, yapılanın iyi niyetli bir dinsel misyonerlik çabası olduğundan son derece kuşkuluyum" şeklinde konuştu.

    'Belge-fotoğraf'a (!) eşlik eden ürkünç hikâye

    Patricia Piccinini'ye ait olan hibrit yaratık heykelinin fotoğrafını internet üzerinden kısa sürede bütün dünyaya yayarak özellikle İslâm coğrafyasında heyecan verici bir efsaneye dönüştüren sahtekârlar, görenlerin tüylerini ürperten bu "belge"ye (!) şöyle bir de arka plan hikâyesi eklemişlerdi:

    Ürdünlü yaşlı bir kadın evinde Kur'an-ı Kerim okumaktadır. O sırada, yan odada yüksek volümde müzik dinleyen kızını teybin sesini kısması için uyarır. Ancak genç kız inançsız biridir; annesini bu uyarısından dolayı azarlar ve elindeki Kur'an-ı Kerim'e saygısızca vurur. Fakat, bunu yapar yapmaz bir anda bütün vücudu alevlerle kaplanır ve odanın ortasında cayır cayır yanmaya başlar. Dehşet içindeki anne hemen yakınlardaki bir battaniyeyi kapar ve kızını saran alevleri söndürebilmek amacıyla onu sıkıca sarıp sarmalar. Biraz sonra battaniyeyi açtığında ise fotoğrafta görülen insan-köpek karışımı korkunç yaratıkla karşılaşır. Kız, biraz önceki çirkin hareketi nedeniyle "çarpılmıştır".

    Evde yaşananlar kısa sürede Ürdünlü resmî yetkililerin kulağına gider ve genç kız bilimsel olarak incelenmek üzere Hollanda'daki bir askerî hastaneye nakledilir. İnternette dolaşan görüntü de kızın incelemeler sırasında çekilen gizli fotoğraflarından biridir. Olay, "Kur'an'ın mistik gücü ve yüceliği uluslararası kamuoyu tarafından kabul görmesin" diye aylardır bütün dünyadan saklanmaktadır. Ancak, bu muhteşem "kanıt", nasıl olduğu anlaşılamayan bir yolla Hollandalı yetkililerden kaçırılarak bizim aşırı ateşli tebliğcilerimizin eline geçmiştir.

    Tabiî, bütün bu hengâmede kaş yapılacak derken bir kez daha göz çıkartılır ve tıpkı daha öncekilerde olduğu gibi bu olayın balonunun da patlamasıyla birlikte İslâm'ın uluslararası alandaki itibarına bilerek ya da bilmeyerek müthiş zararlar verilir. Olayın aydınlığa kavuşmasıyla birlikte, bugünlerde Batı kaynaklı birçok internet sitesinin sözkonusu hikâye nedeniyle Müslümanları makaraya alan yorumlar yayımladığı dikkati çekiyor.

    Yeni Şafak, 26 Eylül 2005, Pazartesi


  • Tarih: 22:36, 7/6/2007 Kategori: internette yanlis bilinen ya da aksettirilen seyler
    Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

    Sahte Can Dündar Yazıları

    Can Dündar'a aitmiş gibi görünen, aslında ona ait olmayan yazılar bizzat Can Dündar tarafından aşağıdaki linkte bir araya getirilmiştir:

    http://candundar.com.tr/index.php?Did=3266

     


    Tarih: 12:41, 5/6/2007 Kategori: internette yanlis bilinen ya da aksettirilen seyler
    Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

    Mutluluğun Resmi

    Bu resim Abidin Dino tarafından, bir şiirinde "Mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin" diyen Nazım Hikmet'e cevap olarak çizildiği anlatılır.  Oysa bu resim Dianna Angel'e ait imiş. Şu linki tıklarsanız gerçeği göreceksiniz:

    http://www.diannedengel.com

     

     

     


    Tarih: 17:54, 14/5/2007 Kategori: internette yanlis bilinen ya da aksettirilen seyler
    Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->






    woelfin by woelfin kızımın bloğu eşimin bloğu OUR BEAUTIFUL HOUSE&GARDEN