Fotoğraflarımı Paylaştığım Fotomozaik Mail Grubuna Aşağıdaki Kutucuğu Kullanarak Üye Olabilirsiniz

Google Gruplar
fotomozaik grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et
Hukuk - Boyacı Çocuk - Blogcu



} table.border { border: px solid #; border-top: none; border-bottom: none; } td {font-family: "Trebuchet MS"; verdana, arial, sans-serif;font-size: 11pt;line-height: 1.7;color: #003366;} td.leftside { background: #c0a080 ; padding: 10px; line-height: 18px; } td.rightside { background: #; padding: 0px;border-bottom: 0px solid #;line-height: 1.7;} td.title { color: #FF99FF; font-size: 28pt; font-family: georgia, "Trebuchet MS", sans-serif; padding-top: 30px; padding-bottom: 5px; } td.entry { padding: 50px; border-top: px solid #; text-align: justify; } td.pages { border: px solid #; background: #FFFFFF; padding: 10px; } h2 { font-family: Trebuchet MS, arial, verdana, sans-serif; font-size: 14pt; margin: 20px; } font.pink { color: #FFBEFA; } img.avatar { border: px dashed #; } a:link { color: #003366; text-decoration: font-weight: bold; } a:visited { color: #003366; text-decoration: font-weight: bold; } a:hover { color: #660033; text-decoration: underline; font-weight: bold; } a.menu:link { color: #003366; text-decoration: font-weight: bold; } a.menu:visited { color: #003366; text-decoration:font-weight: bold; } a.menu:hover { color: #660033; text-decoration: underline; font-weight:bold; }
Av. Dr. Özcan Günergök



anasayfam

Kategorilerim


Foto Albümlerim

Seagull-Möwe-Martı
Istanbul
diger canlilar
Diğer Fotolar

Son Eklenenler

* Çoban Köpeği ve Sürü
* Sürü
* Çoban ve Sürüsü
* Yalnızlığımı Seviyorum
* KAmera ve Lens Performansı Sitesi
* Ah O Gemide Ben de Olsaydım
* Körler Şehri'nden İstanbul'a Bakış
* Farklılıklarla Birarada Yaşamak
* Kadıköy
* “FOTOĞRAFTA NEYİ, NASIL YAPMALIYIM?” SORUSUNA, BİR &
* Kedi
* Sürü
* Kapını Çalan Benim -Tanrı Misafiri Paçalı Güvercin-
* Erciyese Doğru
* 7 KURSUNLA ISTIKLAL MARSI....
* Kerpe'de Gün Batımı
* KAHVE ÇEKİRDEĞİ
* İstanbul Fotoğraflarım
* Tüm Martı Fotoğrafları
* Kadıköy'de Yelken
* Müşteri Şikayetlerinin Önemi
* Kardeşler
* Yurdum İnsanı -Atatürk Havalimanında Güvenlik Kontrolü-
* DUVAR RESMİ
* Ortaköy ve Kuleler

Linklerim

* Haber7
* Haber3
* internethaber
* web sitem
* esimin sitesi: fiskos


* Profilim
* Arşiv
Sitenize Eklemek için


Arkadaşlarım

gercekcigenc
irembahce
donence
woelfin Barış
bloving
rabiayuksel
uzlet
umut33
mucizemm
karsinojen
serkankusfb
1sessizgemi3
sarikanaryalar
benhaladeliyim
mustafabalci
gerceksevda
masallarinmasali
kurumusyaprak
kirmizikaranfil
birseyvar
sosiloskop
ozlemaslantas
mizikci
amadeus06
demetihkan
alexberkehan
haraso1









İnternetten şarkı indirme dönemi sona erdi!. Emniyet ilk kez int


Türkiye’de ilk kez internet üzerinden müzik indirerek, başkalarının kullanımına açan kişilere operasyon yapıldı.

Soruşturma, MÜ-YAP’ın (Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği), telif hakkına sahip olduğu müzik parçalarının internet üzerinde dağıtımının yapıldığını söyleyerek şikayetçi olması üzerine açıldı.

Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından başlatılan soruşturmada, internet kullanıcılarının “LimeWire” isimli programı kullanarak korsan müzik indirdikleri ve yine bu parçaları başkalarının alabilmeleri için kullanıma açtıkları tespit edildi.

Polis tarafından IP numaralarından önce bağlantı için kullandıkları telefon numaraları daha sonra da adresleri belirlenen korsan müzik dinleyen 112 kişi, gözaltına alındı.

Savcılık kararı ile bu kişilerin bilgisayarlarına incelenmek üzere el kondu. İfadeleri alınan korsan müzik dinleyicilerinin yaptıklarının suç olduğunu bilmediklerini söyledikleri belirtildi. Bilgisayarında korsan müzik parçaları bulunan A.K. (27) ifadesinde, “Birkaç kez sitelerden şarkı indirmiştim. Ancak bunların kullanıma açıldığından ve başkalarının bilgisayarıma girmesine izin verdiğimden haberim yoktu” dedi.


Kaynak: HABER3

Tarih: 22:15, 4/3/2008 Kategori: Hukuk
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

"Seni Sevmiyorum" Demek Boşanma Nedeni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşine "Seni sevmiyorum, seni istemiyorum" diyen kadının kusurlu olduğuna karar verdi. Yargıtay, kendisine, karısının kendisine "Seni sevmiyorum, seni istemiyorum" dediğini belirten kocanın açtığı boşanma davasında kocayı haklı buldu.

Mersin 2. Aile Mahkemesi'nin verdiği kararı bozan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kendisine ‘seni sevmiyorum, seni istemiyorum' dediği gerekçesiyle boşanma davası açan kocanın boşanma talebinin kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, gerekçeli kararında şu görüşlere yer verdi:
"Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı kadının eşini sevmediğini söylediği, ‘ben eşimi istemiyorum' dediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı, dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır."


Tarih: 16:24, 25/12/2007 Kategori: Hukuk
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Eşe beddua etmek boşanma nedeni

Yargıtay, eşe beddua etmenin 'aykırı dinsel davranış' olduğunu ve bedduanın evlilik birliğini sarsan sözler olarak kabul edilmesi gerektiğine ve boşanma gerekçesi olabileceğine karar verdi. Kahramanmaraş Aile Mahkemesi'nin verdiği kararı bozan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşine karşı "Kahrolasın, gebersen de kurtulsam" ve "Ölüsü gelsin, kana bulansın" şeklinde beddua eden kadın ile alkol alarak eşine hakaret eden kocanın açtığı boşanma davasını reddeden yerel mahkemenin kararını bozdu. Yargıtay, 2. Hukuk Dairesi, "Bedduanın "Allah'tan olumsuz temennilerde bulunmak" anlamına geldiğini belirterek bedduayı da 'aykırı dinsel davranış' olarak yorumladı. Yargıtay Beddua eden eş ile beddua edilen eşin birlikte yaşayamayacağına ve boşanmaları gerektiğine karar verdi.

Kaynak:Sabah Gazetesi

Tarih: 14:17, 4/12/2007 Kategori: Hukuk
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

bilgi edinme yasası gereğince bilgi vermeyen kuruma ceza

Türkiye`de emsal teşkil edecek davada bir kamu kurumu, Bilgi Edinme Yasası kapsamında yapılan başvuruya yasada belirtilen 15 günlük zaman diliminde cevap vermeyince `Hizmette kusur` işlendiği gerekçesi ile 1000 YTL tazminat cezasına çarptırıldı.

Bursa Çekirge Hastanesi `nde vefat eden eşiyle ilgili 4982 Sayılı Bilgi Edinme Yasası kapsamında hastane başhekimliğine başvuran Necmettin Tığ , aradan 4 ay geçmesine rağmen cevap alamayınca konuyu yargıya taşıdı. Hastanenin tüzel kişiliği olmadığı için Bursa Valiliği `ne `Hizmette ağır kusur işlendiği` gerekçesiyle dava açan Tığ `ı, İdare Mahkeme haklı bularak, Valiliği 1000 YTL manevi tazminat ödemeye mâhkum etti. Hastane yetkilileri ise istenen bilgilerin hasta hakları kapsamında olduğu için başvuruya cevap verilemediğini savundular.

Kendisi gibi diyaliz hastası olan Selma Tığ (26) ile tedavi gördüğü Çekirge Devlet Hastanesi `nde 2004 yılında tanışarak evlenen Necmettin Tığ , eşiyle birlikte düzenli olarak diyalize girerken, Selma Tığ `ın 27 Ekim 2006`da diyaliz için gittiği hastane de hayatını kaybetmesiyle yıkıma uğradı. Eşinin ölümünde nöbetçi hekim ve hemşirelerin ihmalinin olduğunu düşünen Tığ , `Hasta Hakları Kurulu `na başvurarak olayın araştırılmasını istedi. Konuyu gündemine alan kurul, oy çokluğu ile hastane yaşanan ölümde hekim ve hemşirenin kusurunun olmadığına karar verdi. Kurulun yanlı davrandığını ve eşinin vefatı ile ilgili yeterince bilgilendirilmediğini düşünen Tığ , dava açmak amacıyla kurul raporunu ve eşinin dosyasını almak için Bilgi Edinme Yasası kapsamında Avukatı Adem Şahinci ile birlikte Çekirge Hastanesi Başhekimliği `ne 29 Kasım 2006 tarihinde başvurdu. Tığ , başvurusunda hasta dosyası ile Hasta Hakları Kurulu raporunu ve suçlanan hekimle hemşirelerin ifadelerini istedi. Aradan geçen 4 aylık süreye rağmen hastaneden cevap alamayan Tığ konuyu Şubat 2007`de yargıya taşıdı. Tığ , hastanenin Bilgi Edinme Yasası `nın 11. maddede belirtilen `15 gün içinde cevap verilmeli` ilkesinin ihlal edilerek `hizmette ağır kusur işlendiği` gerekçesiyle 3 bin YTL manevi tazminat istemiyle Bursa 3. İdare Mahkemesi `ne başvurdu. Hastanenin tüzel kişiliği olmadığı için Bursa Valiliği aleyhine açılan dava dilekçesini inceleyen İdare Mahkemesi valiliğin hizmet kusuru işlediğine ve bu nedenle davacıya bin YTL manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın tebliğinin ardından Bursa Valiliği `nin İdare Mahkemesi `ne itiraz ettiği bildirildi.

Türkiye `de emsal edecek kararın vatandaşlara haklarını aramada cesaret vereceğini söyleyen Necmettin Tığ ; "Dava açmak için ilgili belgeleri Bilgi Edinme Yasası kapsamında istedik. Diyaliz ünitesinde tanışıp evlendiğim eşimi kaybetmenin üzüntüsünün ardından yasaların bana verdiği bilgi edinme hakkını bile kullanamamak beni daha da üzdü. Umarım bu karar vatandaşların haklarını aramada onlara cesaret verir. Davayı açarken hakimler bile şaşkınlıklarını gizleyemediler" dedi. Kararın emsal teşkil edebileceğini söyleyen Avukat Adem Şahinci ise, Avrupa Birliği (AB ) reform çalışmalarının yavaşladığının konuşulduğu şu günlerde AB uyum yasaları çerçevesinde çıkartılan bir kanunun ihmalinde vatandaşın haklı görülmesinin önemini vurguladı.

Zaman muhabirinin konuya ilişkin sorularını cevaplayan Çekirge Devlet Hastanesi yetkilileri, "Dilekçede istenilen belgeler hasta haklarında gizlilik maddesini içerdiği için konuya ilişkin 30 Kasım 2006`da Sağlık İl Müdürlüğü `ne resmi yazıyla başvuruda bulunduk. Müdürlükten cevap gelmediği için biz de hasta yakınına dönemedik" dedi. Sağlık İl Müdürlüğü ise, "Biz konuyu bakanılğa sorduk. Bu sırada gelişmeleri hastaneye bildirdik" açıklamasında bulundu. Bilgi Edinme Yasası `nın mimarlarından eski başbakan yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır ; "Belirlenen sürede vatandaşa cevap verilmezse bu görevi kötüye kullanmaya girer. Artık devlet kurumlarının şeffaf olması gerekir. Önümüzdeki süreçte vatandaşın bilgi edinme hakkını kimse engelleyemez. Kanunların yüklediği görevleri herkes yapmalı" diye konuştu.

BİLGİ EDİNME YASASI

Demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenleyen Bilgi Edinme Yasası 24 Nisan 2006`da yürürlüğe girdi. Devlet daireleri, bakanlıklar , bunlara bağlı kuruluşlar, genel müdürlükler, yerel yönetimler, barolar, borsalar, odalar gibi tüm kuruluşlar bu kanun kapsamına giriyor. Başvuru, istenilen bilgi veya belgenin bulunduğu kuruma verilecek bir dilekçe ile yapılıyor.

BURSA (CİHAN )


Tarih: 13:56, 4/12/2007 Kategori: Hukuk
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Otogarda 25 dakikalık park ücretsiz

Tüketici Mahkemesi, otobüs terminallerinde 25 dakikaya kadar otopark ücreti alınmaması kararı verdi

Ankara 6. Tüketici Mahkemesi, Ankara Şehirlerarası Terminal İşletmesi (AŞTİ) otoparkını 25 dakikadan az kullanan özel otomobil sürücülerinden ücret alınamayacağına ilişkin emsal bir karar verdi.
Bir yolcuyu otobüse yetiştirmek üzere AŞTİ otoparkına giren Avukat Emre Baturay Altınok, 4 dakikalık kalış süresi için kendisinden 3 YTL alınınca, paranın iadesi için Çankaya Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne başvurdu. Altınok'u haklı bulan Hakem Heyeti, otoparkı işleten Keçiörengücü Spor Kulübü'nün 3 YTL'lik ücreti iade etmesini kararlaştırdı.
Kulüp de hakem heyetinin kararının iptali için Ankara 6. Tüketici Mahkemesi'nde dava açtı. Mahkeme, Hakem Heyeti'nin Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 51. maddesine dayanarak verdiği kararın kesin emir olduğunu ve bağlayıcı nitelik taşıdığını belirterek davayı reddetti.
Yönetmelik, yolcu terminallerinde 25 dakikayı geçmeyen giriş ve çıkışlarda özel otomobillerden ücret alınamayacağı hükmünü içeriyor. Hukukçular, emsal niteliğindeki bu kararla bundan sonra yurtiçindeki tüm terminal otoparklarında, 25 dakikadan az kullanımlar için otopark ücreti alınamayacağını savundu.
Kararın aksine ücret talep eden ve alan otopark işletmelerinin Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırma Genel Müdürlüğü'ne şikâyet edilmesi gerektiği belirtildi.

 

Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 51/A c 3 hükmü:
"3) Uzun süreli beklemeler için özel olarak yapılmış otoparkları kullanan taşıtlardan park sürelerine göre makul bir ücret alınabilir. Ancak, yolcuları terminale getirmek veya terminalden almak üzere 25 dakikayı geçmeyen giriş ve çıkışlarda özel otomobillerden hiçbir şekilde ücret alınamaz" (Ö.G.).


Tarih: 14:27, 6/7/2007 Kategori: Hukuk
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Yargıtay Kadının Çapkın Kocasına Ettiği “Küfürü” Hak

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Almanya’dan bir Alman kadınla Türkiye’ye izne gelen kocası V.D’ye, köyde ziyarete gittiği akrabalarının evinde rastlayan ve “Sen bu biçim adamsın, pez....” diye hakaret eden karısı A.D’yi haklı buldu.

Yargıtay, bu tepkinin “doğal” olduğuna dikkat çekerek kararında “Geçici ve tepki niteliğinde olan eylemler boşanma nedeni olmaz” değerlendirmesi yaptı. Yargıtay, kocanın açtığı dava üzerine verilen boşanma kararını da kadının istemi üzerine oybirliği ile bozdu. Bu karar benzer boşanma davaları için çapkın eşler aleyhine örnek oluşturuyor. Kararda şöyle denildi:

“Almanya’da oturan tarafların her yıl izne geldikleri, davacının başka kadınlarla ilgilendiği, daha önce de bir Alman kadınla izne geldiği, taraflar arasındaki çekişmenin kocanın bu davranışlarından kaynaklandığı; ancak tartışmalara rağmen birlikte Almanya’ya döndükleri, evlilik birliğini sürdürdükleri, son olarak davacının (koca) yine bir Alman kadınla yurda izin yapmak üzere geldiği köydeki bir ziyaret sırasında davalının (kadın) davacıya hakaret ettiği açıklanmıştır. Davalının bu davranışı, davacının belirtilen eylemine karşı tepki niteliğindedir. Geçici ve tepki niteliğinde olan eylemler boşanma nedeni olmaz. Bu yönün dikkate alınmaması ve tartışılamaması doğru bulunmamıştır. Hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına.”

Kaynak:
http://www.hukukgundemi.com/detay.asp?hid=585


Tarih: 20:38, 16/6/2007 Kategori: Hukuk
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

MSN'i çalınanlara müjde !

 
Sohbet programı MSN şifresi çalınanlara iyi haber..



10 Haziran 2007 11:04

Teknolojinin yaygınlaşmasıyla internet üzerinden yapılan haberleşmelerde büyük oranda bir artış meydana geldi. İnternet üzerinden yapılan haberleşmelerin büyük bir bölümünü de kullanıcıların karşılıklı kullandığı MSN programı oluşturuyor. Ankara Adliyesi Cumhuriyet savcıları, son dönemlerde kendilerine ’MSN şifremi çaldılar’ şeklinde başvuruların yapıldığına dikkat çekerek, "MSN şifresini kimin çaldığını ve kullandığını kısa sürede tespit edebiliyoruz" haberini verdi.

MSN şifre hırsızları hakkında bilişim suçlusu işlemleri yaptıklarını belirten yetkililer, MSN şifresini çalanları nasıl yakaladıklarını da şöyle anlattı:

"Microsoft Corporation’un Türkiye Temsilciliği İstanbul’da. Bu şirkete yazı yazarak, şifresi çalınan kişinin adresini kullanan kişilerin IP numaralarının tarih, ve saat detayları ile birlikte savcılığımıza gönderilmesini rica ediyoruz. Yaptığımız başvuru üzerine şirket, IP noların, tarih ve saatlerin olduğu dökümü bize gönderiyor. Daha sonra IP noları, karşısındaki tarih ve saatleri İl Telekom Müdürlüklerine göndererek kullanıcıları tespit ediyoruz"

Tarih: 15:44, 10/6/2007 Kategori: Hukuk
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

İN­TER­NET OR­TAMIN­DA YA­PI­LAN YAYIN­LA­RIN DÜ­ZEN­LEN­M

 

Kanun No. 5651

 

Kabul Tarihi : 4/5/2007      

Amaç ve kap­sam

MAD­DE 1- (1) Bu Ka­nu­nun amaç ve kap­sa­mı; içe­rik sağ­la­yı­cı, yer sağ­la­yı­cı, eri­şim sağ­la­yı­cı ve top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­la­rın yü­küm­lü­lük ve so­rum­lu­luk­la­rı ile in­ter­net or­ta­mın­da iş­le­nen be­lir­li suç­lar­la içe­rik, yer ve eri­şim sağ­la­yı­cı­la­rı üze­rin­den mü­ca­de­le­ye iliş­kin esas ve usûl­le­ri dü­zen­le­mek­tir.

Ta­nım­lar

MAD­DE 2- (1) Bu Ka­nu­nun uy­gu­la­ma­sın­da;

a) Ba­kan­lık: Ulaş­tır­ma Ba­kan­lı­ğı­nı,

b) Baş­kan­lık: Ku­rum bün­ye­sin­de bu­lu­nan Te­le­ko­mü­ni­kas­yon İle­ti­şim Baş­kan­lı­ğı­nı,

c) Baş­kan: Te­le­ko­mü­ni­kas­yon İle­ti­şim Baş­ka­nı­nı,

ç) Bil­gi: Ve­ri­le­rin an­lam ka­zan­mış bi­çi­mi­ni,

d) Eri­şim: Bir in­ter­net or­ta­mı­na bağ­la­na­rak kul­la­nım ola­na­ğı ka­za­nıl­ma­sı­nı,

e) Eri­şim sağ­la­yı­cı: Kul­la­nı­cı­la­rı­na in­ter­net or­ta­mı­na eri­şim ola­na­ğı sağ­la­yan her tür­lü ger­çek ve­ya tü­zel ki­şi­le­ri,

f) İçe­rik sağ­la­yı­cı: İn­ter­net or­ta­mı üze­rin­den kul­la­nı­cı­la­ra su­nu­lan her tür­lü bil­gi ve­ya ve­ri­yi üre­ten, de­ğiş­ti­ren ve sağ­la­yan ger­çek ve­ya tü­zel ki­şi­le­ri,

g) İn­ter­net or­ta­mı: Ha­ber­leş­me ile ki­şi­sel ve­ya ku­rum­sal bil­gi­sa­yar sis­tem­le­ri dı­şın­da ka­lan ve ka­mu­ya açık olan in­ter­net üze­rin­de oluş­tu­ru­lan or­ta­mı,

ğ) İn­ter­net or­ta­mın­da ya­pı­lan ya­yın: İn­ter­net or­ta­mın­da yer alan ve içe­ri­ği­ne be­lir­siz sa­yı­da ki­şi­le­rin ula­şa­bi­le­ce­ği ve­ri­le­ri,

h) İz­le­me: İn­ter­net or­ta­mın­da­ki ve­ri­le­re et­ki et­mek­si­zin bil­gi ve ve­ri­le­rin ta­kip edil­me­si­ni,

ı) Ku­rum: Te­le­ko­mü­ni­kas­yon Ku­ru­mu­nu,

i) Top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı: Ki­şi­le­re bel­li bir yer­de ve bel­li bir sü­re in­ter­net or­ta­mı kul­la­nım ola­na­ğı sağ­la­ya­nı,

j) Tra­fik bil­gi­si: İn­ter­net or­ta­mın­da ger­çek­leş­ti­ri­len her tür­lü eri­şi­me iliş­kin ola­rak ta­raf­lar, za­man, sü­re, ya­rar­la­nı­lan hiz­me­tin tü­rü, ak­ta­rı­lan ve­ri mik­ta­rı ve bağ­lan­tı nok­ta­la­rı gi­bi de­ğer­le­ri,

k) Ve­ri: Bil­gi­sa­yar ta­ra­fın­dan üze­rin­de  iş­lem ya­pı­la­bi­len her tür­lü de­ğe­ri,

l) Ya­yın: İn­ter­net or­ta­mın­da ya­pı­lan ya­yı­nı,

m) Yer sağ­la­yı­cı: Hiz­met ve içe­rik­le­ri ba­rın­dı­ran sis­tem­le­ri sağ­la­yan ve­ya iş­le­ten ger­çek ve­ya tü­zel ki­şi­le­ri,

ifa­de eder.

Bil­gi­len­dir­me yü­küm­lü­lü­ğü

MAD­DE 3- (1) İçe­rik, yer ve eri­şim sağ­la­yı­cı­la­rı, yö­net­me­lik­le be­lir­le­nen esas ve usûl­ler çer­çe­ve­sin­de ta­nı­tı­cı bil­gi­le­ri­ni ken­di­le­ri­ne ait in­ter­net or­ta­mın­da kul­la­nı­cı­la­rın ula­şa­bi­le­ce­ği şe­kil­de ve gün­cel ola­rak bu­lun­dur­mak­la yü­küm­lü­dür.

(2) Yu­ka­rı­da­ki fık­ra­da be­lir­ti­len yü­küm­lü­lü­ğü ye­ri­ne ge­tir­me­yen içe­rik, yer ve­ya eri­şim sağ­la­yı­cı­sı­na Baş­kan­lık ta­ra­fın­dan iki­bin Ye­ni Türk Li­ra­sın­dan on­bin Ye­ni Türk Li­ra­sı­na ka­dar ida­rî pa­ra ce­za­sı ve­ri­lir.

İçe­rik sağ­la­yı­cı­nın so­rum­lu­lu­ğu

MAD­DE 4- (1) İçe­rik sağ­la­yı­cı, in­ter­net or­ta­mın­da kul­la­nı­ma sun­du­ğu her tür­lü içe­rik­ten so­rum­lu­dur.

(2) İçe­rik sağ­la­yı­cı, bağ­lan­tı sağ­la­dı­ğı baş­ka­sı­na ait içe­rik­ten so­rum­lu de­ğil­dir. An­cak, su­nuş bi­çi­min­den, bağ­lan­tı sağ­la­dı­ğı içe­ri­ği be­nim­se­di­ği ve kul­la­nı­cı­nın söz ko­nu­su içe­ri­ğe ulaş­ma­sı­nı amaç­la­dı­ğı açık­ça bel­li ise ge­nel hü­küm­le­re gö­re so­rum­lu­dur.

Yer sağ­la­yı­cı­nın yü­küm­lü­lük­le­ri

MAD­DE 5- (1) Yer sağ­la­yı­cı, yer sağ­la­dı­ğı içe­ri­ği kon­trol et­mek ve­ya hu­ku­ka ay­kı­rı bir fa­ali­ye­tin söz ko­nu­su olup ol­ma­dı­ğı­nı araş­tır­mak­la yü­küm­lü de­ğil­dir.

(2) Yer  sağ­la­yı­cı,  yer  sağ­la­dı­ğı  hu­ku­ka ay­kı­rı içe­rik­ten, ce­za so­rum­lu­lu­ğu ile il­gi­li hü­küm­ler  sak­lı  kal­mak  kay­dıy­la,  bu  Ka­nu­nun 8 in­ci ve 9 un­cu mad­de­le­ri­ne gö­re ha­ber­dar edil­me­si ha­lin­de ve tek­nik ola­rak im­kân bu­lun­du­ğu öl­çü­de hu­ku­ka ay­kı­rı içe­ri­ği ya­yın­dan kal­dır­mak­la yü­küm­lü­dür.

Eri­şim sağ­la­yı­cı­nın yü­küm­lü­lük­le­ri

MAD­DE 6- (1) Eri­şim sağ­la­yı­cı;

a) Her­han­gi bir kul­la­nı­cı­sı­nın ya­yın­la­dı­ğı hu­ku­ka ay­kı­rı içe­rik­ten, bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ne uy­gun ola­rak ha­ber­dar edil­me­si ha­lin­de ve tek­nik ola­rak en­gel­le­me im­kânı bu­lun­du­ğu öl­çü­de eri­şi­mi en­gel­le­mek­le,

b) Sağ­la­dı­ğı hiz­met­le­re iliş­kin, yö­net­me­lik­te be­lir­ti­len tra­fik bil­gi­le­ri­ni al­tı ay­dan az ve iki yıl­dan faz­la ol­ma­mak üze­re yö­net­me­lik­te be­lir­le­ne­cek sü­re ka­dar sak­la­mak­la ve bu bil­gi­le­rin doğ­ru­lu­ğu­nu, bü­tün­lü­ğü­nü ve giz­li­li­ği­ni sağ­la­mak­la,

c) Fa­ali­ye­ti­ne son ve­re­ce­ği ta­rih­ten en az üç ay ön­ce du­ru­mu Ku­ru­ma, içe­rik sağ­la­yı­cı­la­rı­na ve müş­te­ri­le­ri­ne bil­dir­mek ve tra­fik bil­gi­le­ri­ne iliş­kin ka­yıt­la­rı yö­net­me­lik­te be­lir­ti­len esas ve usûl­le­re uy­gun ola­rak Ku­ru­ma tes­lim et­mek­le,

yü­küm­lü­dür.

(2) Eri­şim sağ­la­yı­cı, ken­di­si ara­cı­lı­ğıy­la eri­şi­len bil­gi­le­rin içe­rik­le­ri­nin hu­ku­ka ay­kı­rı olup ol­ma­dık­la­rı­nı ve so­rum­lu­lu­ğu ge­rek­ti­rip ge­rek­tir­me­di­ği­ni kon­trol et­mek­le yü­küm­lü de­ğil­dir.

(3) Bi­rin­ci fık­ra­nın (b) ve (c) bent­le­rin­de yer alan yü­küm­lü­lük­ler­den bi­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­me­yen eri­şim sağ­la­yı­cı­sı­na Baş­kan­lık ta­ra­fın­dan on­bin Ye­ni Türk Li­ra­sın­dan el­li­bin Ye­ni Türk Li­ra­sı­na ka­dar ida­rî pa­ra ce­za­sı ve­ri­lir.

Top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­la­rın yü­küm­lü­lük­le­ri

MAD­DE 7- (1) Ti­carî amaç­la top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­lar, ma­hal­lî mül­kî amir­den izin bel­ge­si al­mak­la yü­küm­lü­dür. İz­ne iliş­kin bil­gi­ler otuz gün için­de ma­hal­lî mül­kî amir ta­ra­fın­dan Ku­ru­ma bil­di­ri­lir. Bun­la­rın de­ne­ti­mi ma­hal­lî mül­kî amir­ler ta­ra­fın­dan ya­pı­lır. İzin bel­ge­si­nin ve­ril­me­si­ne ve de­ne­ti­me iliş­kin esas ve usûl­ler, yö­net­me­lik­le dü­zen­le­nir.

(2) Ti­ca­rî amaç­la olup ol­ma­dı­ğı­na ba­kıl­mak­sı­zın bü­tün top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­lar, ko­nu­su suç oluş­tu­ran içe­rik­le­re eri­şi­mi ön­le­yi­ci ted­bir­le­ri al­mak­la yü­küm­lü­dür.

(3) Bi­rin­ci fık­ra­da be­lir­ti­len yü­küm­lü­lü­ğe ay­kı­rı ha­re­ket eden ki­şi­ye ma­hal­lî mül­kî amir ta­ra­fın­dan üç­bin Ye­ni Türk Li­ra­sın­dan on­beş­bin Ye­ni Türk Li­ra­sı­na ka­dar ida­rî pa­ra ce­za­sı ve­ri­lir.

Eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı ve ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si

MAD­DE 8- (1) İn­ter­net or­ta­mın­da ya­pı­lan ve içe­ri­ği aşa­ğı­da­ki suç­la­rı oluş­tur­du­ğu hu­su­sun­da ye­ter­li şüp­he se­be­bi bu­lu­nan ya­yın­lar­la il­gi­li ola­rak eri­şi­min en­gel­len­me­si­ne ka­rar ve­ri­lir:

a) 26/9/2004 ta­rih­li ve 5237 sa­yı­lı Türk Ce­za Ka­nu­nun­da yer alan;

1) İn­ti­ha­ra yön­len­dir­me (mad­de 84),

2) Ço­cuk­la­rın cin­sel is­tis­ma­rı (mad­de 103, bi­rin­ci fık­ra),

3) Uyuş­tu­ru­cu ve­ya uya­rı­cı mad­de kul­la­nıl­ma­sı­nı ko­lay­laş­tır­ma (mad­de 190),

4) Sağ­lık için teh­li­ke­li mad­de te­mi­ni (mad­de 194),

5) Müs­teh­cen­lik (mad­de 226),

6) Fu­huş (mad­de 227),

7) Ku­mar oy­nan­ma­sı için yer ve im­kân sağ­la­ma (mad­de 228),

suç­la­rı.

b) 25/7/1951 ta­rih­li ve 5816 sa­yı­lı Ata­türk Aley­hi­ne İş­le­nen Suç­lar Hak­kın­da Ka­nun­da yer alan suç­lar.

(2) Eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı, so­ruş­tur­ma ev­re­sin­de hâ­kim, ko­vuş­tur­ma ev­re­sin­de ise mah­ke­me ta­ra­fın­dan ve­ri­lir. So­ruş­tur­ma ev­re­sin­de, ge­cik­me­sin­de sa­kın­ca bu­lu­nan haller­de Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ta­ra­fın­dan da eri­şi­min en­gel­len­me­si­ne ka­rar ve­ri­le­bi­lir. Bu du­rum­da Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ka­ra­rı­nı yir­mi­dört sa­at için­de hâki­min ona­yı­na su­nar ve hâkim, ka­ra­rı­nı en geç yir­mi­dört sa­at için­de ve­rir. Bu sü­re için­de ka­ra­rın onay­lan­ma­ma­sı halin­de ted­bir, Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ta­ra­fın­dan der­hal kal­dı­rı­lır. Ko­ru­ma ted­bi­ri ola­rak ve­ri­len eri­şi­min en­gel­len­me­si­ne iliş­kin ka­ra­ra 4/12/2004 ta­rih­li ve 5271 sa­yı­lı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re iti­raz edi­le­bi­lir.

(3) Hâ­kim, mah­ke­me ve­ya Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı ta­ra­fın­dan ve­ri­len eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı­nın bi­rer ör­ne­ği, ge­re­ği ya­pıl­mak üze­re Baş­kan­lı­ğa gön­de­ri­lir.

 (4) İçe­ri­ği bi­rin­ci fık­ra­da be­lir­ti­len suç­la­rı oluş­tu­ran ya­yın­la­rın içe­rik ve­ya yer sağ­la­yı­cı­sı­nın yurt dı­şın­da bu­lun­ma­sı ha­lin­de ve­ya içe­rik ve­ya yer sağ­la­yı­cı­sı yurt için­de bu­lun­sa bi­le, içe­ri­ği bi­rin­ci fık­ra­nın (a) ben­di­nin (2) ve (5) nu­ma­ra­lı alt bent­le­rin­de ya­zı­lı suç­la­rı oluş­tu­ran ya­yın­la­ra iliş­kin ola­rak eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı re’sen Baş­kan­lık ta­ra­fın­dan ve­ri­lir.  Bu ka­rar, eri­şim sağ­la­yı­cı­sı­na bil­di­ri­le­rek ge­re­ği­nin ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si is­te­nir.

(5) Eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı­nın ge­re­ği, der­hal ve en geç ka­ra­rın bil­di­ril­me­si anın­dan iti­ba­ren yir­mi­dört sa­at için­de ye­ri­ne ge­ti­ri­lir.

(6) Baş­kan­lık ta­ra­fın­dan ve­ri­len eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı­nın ko­nu­su­nu oluş­tu­ran ya­yı­nı ya­pan­la­rın kim­lik­le­ri­nin be­lir­len­me­si ha­lin­de, Baş­kan­lık ta­ra­fın­dan, Cum­hu­ri­yet baş­sav­cı­lı­ğı­na suç du­yu­ru­sun­da bu­lu­nu­lur.

(7) So­ruş­tur­ma so­nu­cun­da ko­vuş­tur­ma­ya yer ol­ma­dı­ğı ka­ra­rı ve­ril­me­si ha­lin­de, eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı ken­di­li­ğin­den hü­küm­süz ka­lır. Bu du­rum­da Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı, ko­vuş­tur­ma­ya yer ol­ma­dı­ğı ka­ra­rı­nın bir ör­ne­ği­ni Baş­kan­lı­ğa gön­de­rir.

(8) Ko­vuş­tur­ma ev­re­sin­de be­ra­at ka­ra­rı ve­ril­me­si ha­lin­de, eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı ken­di­li­ğin­den hü­küm­süz ka­lır. Bu du­rum­da mah­ke­me­ce be­ra­at ka­ra­rı­nın bir ör­ne­ği Baş­kan­lı­ğa gön­de­ri­lir.

(9) Ko­nu­su bi­rin­ci fık­ra­da sa­yı­lan suç­la­rı oluş­tu­ran içe­ri­ğin ya­yın­dan çı­ka­rıl­ma­sı ha­lin­de; eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı, so­ruş­tur­ma ev­re­sin­de Cum­hu­ri­yet sav­cı­sı, ko­vuş­tur­ma ev­re­sin­de mah­ke­me ta­ra­fın­dan kal­dı­rı­lır.

(10) Ko­ru­ma ted­bi­ri ola­rak ve­ri­len eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı­nın ge­re­ği­ni ye­ri­ne ge­tir­me­yen yer ve­ya eri­şim sağ­la­yı­cı­la­rı­nın so­rum­lu­la­rı, fi­il da­ha ağır ce­za­yı ge­rek­ti­ren baş­ka bir suç oluş­tur­ma­dı­ğı tak­dir­de, al­tı ay­dan iki yı­la ka­dar ha­pis ce­za­sı ile ce­za­lan­dı­rı­lır.

(11) İda­rî ted­bir ola­rak ve­ri­len eri­şi­min en­gel­len­me­si ka­ra­rı­nın ye­ri­ne ge­ti­ril­me­me­si ha­lin­de, Baş­kan­lık ta­ra­fın­dan eri­şim sağ­la­yı­cı­sı­na, on­bin Ye­ni Türk Li­ra­sın­dan yüz­bin Ye­ni Türk Li­ra­sı­na ka­dar ida­rî pa­ra ce­za­sı ve­ri­lir. İda­rî pa­ra ce­za­sı­nın ve­ril­di­ği an­dan iti­ba­ren yir­mi­dört sa­at için­de ka­ra­rın ye­ri­ne ge­ti­ril­me­me­si ha­lin­de ise Baş­kan­lı­ğın ta­le­bi üze­ri­ne Ku­rum ta­ra­fın­dan yet­ki­len­dir­me­nin ip­ta­li­ne ka­rar ve­ri­le­bi­lir.

(12) Bu Ka­nun­da ta­nım­la­nan ka­ba­hat­ler do­la­yı­sıy­la Baş­kan­lık ve­ya Ku­rum ta­ra­fın­dan ve­ri­len ida­rî pa­ra ce­za­la­rı­na iliş­kin ka­rar­la­ra kar­şı, 6/1/1982 ta­rih­li ve 2577 sa­yı­lı İda­rî Yar­gı­la­ma Usu­lü Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re ka­nun yo­lu­na baş­vu­ru­la­bi­lir.

İçe­ri­ğin ya­yın­dan çı­ka­rıl­ma­sı ve ce­vap hak­kı

MAD­DE 9- (1) İçe­rik ne­de­niy­le hak­la­rı ihlâl edil­di­ği­ni id­dia eden ki­şi, içe­rik sağ­la­yı­cı­sı­na, bu­na ula­şa­ma­ma­sı ha­lin­de yer sağ­la­yı­cı­sı­na baş­vu­ra­rak ken­di­si­ne iliş­kin içe­ri­ğin ya­yın­dan çı­ka­rıl­ma­sı­nı ve ya­yın­da­ki kap­sa­mın­dan faz­la ol­ma­mak üze­re ha­zır­la­dı­ğı ce­va­bı bir haf­ta sü­rey­le in­ter­net or­ta­mın­da ya­yım­lan­ma­sı­nı is­te­ye­bi­lir. İçe­rik ve­ya yer sağ­la­yı­cı ken­di­si­ne ulaş­tı­ğı ta­rih­ten iti­ba­ren iki gün için­de, ta­le­bi ye­ri­ne ge­ti­rir. Bu sü­re zar­fın­da ta­lep ye­ri­ne ge­ti­ril­me­di­ği tak­dir­de red­de­dil­miş sa­yı­lır.

 (2) Ta­le­bin red­de­dil­miş sa­yıl­ma­sı ha­lin­de, ki­şi on­beş gün için­de yer­le­şim ye­ri sulh ce­za mah­ke­me­si­ne baş­vu­ra­rak, içe­ri­ğin ya­yın­dan çı­ka­rıl­ma­sı­na ve ya­yın­da­ki kap­sa­mın­dan faz­la ol­ma­mak üze­re ha­zır­la­dı­ğı ce­va­bın bir haf­ta sü­rey­le in­ter­net or­ta­mın­da ya­yım­lan­ma­sı­na ka­rar ve­ril­me­si­ni is­te­ye­bi­lir. Sulh ce­za hâki­mi bu ta­le­bi üç gün için­de du­ruş­ma yap­mak­sı­zın ka­ra­ra bağ­lar. Sulh ce­za hâki­mi­nin ka­ra­rı­na kar­şı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re iti­raz yo­lu­na gi­di­le­bi­lir.

(3) Sulh ce­za hâ­ki­mi­nin ke­sin­le­şen ka­ra­rı­nın, bi­rin­ci fık­ra­ya gö­re ya­pı­lan baş­vu­ru­yu ye­ri­ne ge­tir­me­yen içe­rik ve­ya yer sağ­la­yı­cı­sı­na teb­li­ğin­den iti­ba­ren iki gün için­de içe­rik ya­yın­dan çı­ka­rı­la­rak ha­zır­la­nan ce­va­bın ya­yım­lan­ma­sı­na baş­la­nır.

(4) Sulh ce­za hâki­mi­nin ka­ra­rı­nı bu mad­de­de be­lir­ti­len şart­la­ra uy­gun ola­rak ve sü­re­sin­de ye­ri­ne ge­tir­me­yen so­rum­lu ki­şi, al­tı ay­dan iki yı­la ka­dar ha­pis ce­za­sı ile ce­za­lan­dı­rı­lır. İçe­rik ve­ya yer sağ­la­yı­cı­nın tü­zel ki­şi ol­ma­sı ha­lin­de, bu fık­ra hük­mü ya­yın so­rum­lu­su hak­kın­da uy­gu­la­nır.

İda­rî ya­pı ve gö­rev­ler

MAD­DE 10- (1) Ka­nun­la ve­ri­len gö­rev­ler, Ku­rum bün­ye­sin­de bu­lu­nan Baş­kan­lık­ça ye­ri­ne ge­ti­ri­lir.

(2) Bu Ka­nun­la ek­li lis­te­de­ki kad­ro­lar ih­das edi­le­rek Baş­kan­lı­ğın hiz­met­le­rin­de kul­la­nıl­mak üze­re 5/4/1983 ta­rih­li ve 2813 sa­yı­lı Tel­siz Ka­nu­nu­na ek­li (II) sa­yı­lı lis­te­ye ek­len­miş­tir. Baş­kan­lık bün­ye­sin­de­ki ile­ti­şim uz­man­la­rı­na, Ku­rum­da ça­lı­şan Te­le­ko­mü­ni­kas­yon Uz­man­la­rı­na uy­gu­la­nan ma­lî, sos­yal hak ve yar­dım­la­ra iliş­kin hü­küm­ler uy­gu­la­nır. İle­ti­şim Uz­ma­nı ola­rak Baş­kan­lı­ğa ata­nan per­so­ne­lin hak­la­rı sak­lı kal­mak kay­dıy­la, ka­ri­yer sis­te­mi, Ka­nu­nun yü­rür­lü­ğe gir­di­ği ta­rih­ten iti­ba­ren al­tı ay için­de çı­ka­rı­la­cak yö­net­me­lik­le dü­zen­le­nir.

(3) Baş­kan­lı­ğa Ka­nun­la ve­ri­len gö­rev­le­re iliş­kin ola­rak ya­pı­la­cak her tür­lü mal ve­ya hiz­met alım­la­rı, ce­za ve iha­le­ler­den ya­sak­la­ma iş­le­ri ha­riç, 4/1/2002 ta­rih­li ve 4734 sa­yı­lı Ka­mu İha­le Ka­nu­nu ile 5/1/2002 ta­rih­li ve 4735 sa­yı­lı Ka­mu İha­le Söz­leş­me­le­ri Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne tâ­bi ol­mak­sı­zın Ku­rum büt­çe­sin­den kar­şı­la­nır.

(4) Ka­nun­lar­la ve­ri­len di­ğer yet­ki ve gö­rev­le­ri sak­lı kal­mak kay­dıy­la, Baş­kan­lı­ğın bu Ka­nun kap­sa­mın­da­ki gö­rev ve yet­ki­le­ri şun­lar­dır:

a) Ba­kan­lık, kol­luk kuv­vet­le­ri, il­gi­li ka­mu ku­rum ve ku­ru­luş­la­rı ile içe­rik, yer ve eri­şim sağ­la­yı­cı­lar ve il­gi­li si­vil top­lum ku­ru­luş­la­rı ara­sın­da ko­or­di­nas­yon oluş­tu­ra­rak in­ter­net or­ta­mın­da ya­pı­lan ve bu Ka­nun kap­sa­mı­na gi­ren suç­la­rı oluş­tu­ran içe­ri­ğe sa­hip fa­ali­yet ve ya­yın­la­rı ön­le­me­ye yö­ne­lik ça­lış­ma­lar yap­mak, bu amaç­la, ge­rek­ti­ğin­de, her tür­lü gi­der­le­ri yö­net­me­lik­le be­lir­le­ne­cek esas ve usûl­ler da­hi­lin­de Ku­rum­ca kar­şı­la­na­cak ça­lış­ma ku­rul­la­rı oluş­tur­mak.

b) İn­ter­net or­ta­mın­da ya­pı­lan ya­yın­la­rın içe­rik­le­ri­ni iz­le­ye­rek, bu Ka­nun kap­sa­mı­na gi­ren suç­la­rın iş­len­di­ği­nin tes­pi­ti ha­lin­de, bu ya­yın­la­ra eri­şi­min en­gel­len­me­si­ne yö­ne­lik ola­rak bu Ka­nun­da ön­gö­rü­len ge­rek­li ted­bir­le­ri al­mak.

c) İn­ter­net or­ta­mın­da ya­pı­lan ya­yın­la­rın içe­rik­le­ri­nin iz­len­me­si­nin han­gi se­vi­ye, za­man ve şe­kil­de ya­pı­la­ca­ğı­nı be­lir­le­mek.

ç) Ku­rum ta­ra­fın­dan iş­let­me­ci­le­rin yet­ki­len­di­ril­me­le­ri ile mül­kî ida­re amir­le­rin­ce ti­ca­rî amaç­lı top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­la­ra ve­ri­le­cek izin bel­ge­le­rin­de fil­tre­le­me ve blo­ke et­me­de kul­la­nı­la­cak sis­tem­le­re ve ya­pı­la­cak dü­zen­le­me­le­re yö­ne­lik esas ve usûl­le­ri be­lir­le­mek.

d) İn­ter­net or­ta­mın­da­ki ya­yın­la­rın iz­len­me­si su­re­tiy­le bu Ka­nu­nun 8 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sın­da sa­yı­lan suç­la­rın iş­len­me­si­ni ön­le­mek için iz­le­me ve bil­gi ih­bar mer­ke­zi da­hil, ge­rek­li her tür­lü tek­nik alt­ya­pı­yı kur­mak ve­ya kur­dur­mak, bu alt­ya­pı­yı iş­let­mek ve­ya iş­le­til­me­si­ni sağ­la­mak.

e) İn­ter­net or­ta­mın­da her­ke­se açık çe­şit­li ser­vis­ler­de ya­pı­la­cak fil­tre­le­me, per­de­le­me ve iz­le­me esas­la­rı­na gö­re do­na­nım üre­til­me­si ve­ya ya­zı­lım ya­pıl­ma­sı­na iliş­kin as­ga­ri kri­ter­le­ri be­lir­le­mek.

f) Bi­li­şim ve in­ter­net ala­nın­da­ki ulus­la­ra­ra­sı ku­rum ve ku­ru­luş­lar­la iş­bir­li­ği ve ko­or­di­nas­yo­nu sağ­la­mak.

g) Bu Ka­nu­nun 8 in­ci mad­de­si­nin bi­rin­ci fık­ra­sın­da sa­yı­lan suç­la­rın, in­ter­net or­ta­mın­da iş­len­me­si­ni ko­nu alan her tür­lü tem­si­li gö­rün­tü, ya­zı ve­ya ses­le­ri içe­ren ürün­le­rin ta­nı­tı­mı, ül­ke­ye so­kul­ma­sı, bu­lun­du­rul­ma­sı, ki­ra­ya ve­ril­me­si ve­ya sa­tı­şı­nın ön­len­me­si­ni te­mi­nen yet­ki­li ve gö­rev­li kol­luk kuv­vet­le­ri ile so­ruş­tur­ma mer­ci­le­ri­ne, tek­nik im­kân­la­rı da­hi­lin­de ge­re­ken her tür­lü yar­dım­da bu­lun­mak ve ko­or­di­nas­yo­nu sağ­la­mak.

(5) Başkanlık; Bakanlık tarafından 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi uyarınca, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, çocuk, kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanlığı ile Kurum ve ihtiyaç duyulan diğer bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları ile internet servis sağlayıcıları ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasından seçilecek bir temsilcinin katılımı suretiyle teşkil edilecek İnternet Kurulu ile gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlar; bu Kurulca izleme, filtreleme ve engelleme yapılacak içeriği haiz yayınların tespiti ve benzeri konularda yapılacak öneriler ile ilgili gerekli her türlü tedbir veya kararları alır.

Yö­net­me­lik­ler

MAD­DE 11- (1) Bu Ka­nu­nun uy­gu­lan­ma­sı­na iliş­kin esas ve usûl­ler, Ada­let, İçiş­le­ri ve Ulaş­tır­ma ba­kan­lık­la­rı­nın gö­rüş­le­ri alı­na­rak Baş­ba­kan­lık ta­ra­fın­dan çı­ka­rı­la­cak yö­net­me­lik­ler­le dü­zen­le­nir. Bu yö­net­me­lik­ler, Ka­nu­nun yü­rür­lü­ğe gir­di­ği ta­rih­ten iti­ba­ren dört ay için­de çı­ka­rı­lır.

(2) Yer ve­ya eri­şim sağ­la­yı­cı ola­rak fa­ali­yet ic­ra et­mek is­te­yen ki­şi­le­re, te­le­ko­mü­ni­kas­yon yo­luy­la ile­ti­şim ko­nu­sun­da yet­ki­len­dir­me bel­ge­si olup ol­ma­dı­ğı­na ba­kıl­mak­sı­zın, yer ve­ya eri­şim sağ­la­yı­cı ola­rak fa­ali­yet ic­ra et­me­si ama­cıy­la yet­ki­len­dir­me bel­ge­si ve­ril­me­si­ne iliş­kin esas ve usûl­ler, Ku­rum ta­ra­fın­dan çı­ka­rı­la­cak yö­net­me­lik­le dü­zen­le­nir. Bu yö­net­me­lik, Ka­nu­nun yü­rür­lü­ğe gir­di­ği ta­rih­ten iti­ba­ren beş ay için­de çı­ka­rı­lır.

İl­gi­li ka­nun­lar­da ya­pı­lan de­ği­şik­lik­ler

MAD­DE 12- (1) 4/2/1924 ta­rih­li ve 406 sa­yı­lı Tel­graf ve Te­le­fon Ka­nu­nu­nun 2 nci mad­de­si­nin (f) ben­di­ne aşa­ğı­da­ki cüm­le ek­len­miş­tir.

“Bu ida­rî pa­ra ce­za­la­rı­na iliş­kin ka­rar­la­ra kar­şı, 6/1/1982 ta­rih­li ve 2577 sa­yı­lı İda­rî Yar­gı­la­ma Usu­lü Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne gö­re ka­nun yo­lu­na baş­vu­ru­la­bi­lir.”

 (2) 4/7/1934 ta­rih­li ve 2559 sa­yı­lı Po­lis Va­zi­fe ve Sa­la­hi­yet Ka­nu­nu­nun ek 7 n­ci mad­de­si­nin onun­cu fık­ra­sı­nın bi­rin­ci cüm­le­sin­de yer alan “be­lir­ti­len” iba­re­sin­den son­ra gel­mek üze­re “te­le­ko­mü­ni­kas­yon yo­luy­la ya­pı­lan ile­ti­şi­me iliş­kin” iba­re­si ek­len­miş, ikin­ci cüm­le­si “Oluş­tu­ru­lan bu Baş­kan­lık bir baş­kan ile da­ire baş­kan­lık­la­rın­dan olu­şur.” şek­lin­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

4) 1/11/1983 ta­rih­li ve 2937 sa­yı­lı Dev­let İs­tih­ba­rat Hiz­met­le­ri ve Mil­li İs­tih­ba­rat Teş­ki­la­tı Ka­nu­nu­nun  6 n­cı mad­de­si­nin  ikin­ci fık­ra­sı­nın son cüm­le­si “4/12/2004 ta­rih­li ve 5271 sa­yı­lı Ce­za Mu­ha­ke­me­si Ka­nu­nu­nun 135 in­ci mad­de­si­nin al­tın­cı fık­ra­sı­nın (a)  ben­di­nin (14) nu­ma­ra­lı alt ben­di kap­sa­mın­da ya­pı­la­cak din­le­me­ler de bu mer­kez üze­rin­den ya­pı­lır.” şek­lin­de de­ğiş­ti­ril­miş; dör­dün­cü fık­ra­sın­da yer alan “An­cak” iba­re­sin­den son­ra gel­mek üze­re “ca­sus­luk fa­ali­yet­le­ri­nin tes­pi­ti ve” iba­re­si ek­len­miş; al­tın­cı fık­ra­sı­nın üçün­cü cüm­le­sin­de ge­çen “Bu mad­de” iba­re­si “Bu fık­ra” ola­rak de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

GE­Çİ­Cİ MAD­DE 1- (1) Baş­kan­lı­ğın ku­ru­luş­ta­ki hiz­met bi­na­sı­nın ya­pı­mı, ce­za ve iha­le­ler­den ya­sak­la­ma iş­le­ri ha­riç, Ka­mu İha­le Ka­nu­nu ve Ka­mu İha­le Söz­leş­me­le­ri Ka­nu­nu hü­küm­le­ri­ne tâ­bi ol­mak­sı­zın Ku­rum büt­çe­sin­den kar­şı­la­nır.

(2) Ha­len fa­ali­yet ic­ra eden ti­ca­rî amaç­la top­lu kul­la­nım sağ­la­yı­cı­lar, bu Ka­nu­nun yü­rür­lü­ğe gir­di­ği ta­rih­ten iti­ba­ren al­tı ay için­de 7 nci mad­de­ye gö­re alın­ma­sı ge­re­ken izin bel­ge­si­ni te­min et­mek­le yü­küm­lü­dür­ler.

(3) Ha­len yer ve­ya eri­şim sağ­la­yı­cı ola­rak fa­ali­yet ic­ra eden ki­şi­le­re, Ku­rum ta­ra­fın­dan, te­le­ko­mü­ni­kas­yon yo­luy­la ile­ti­şim ko­nu­sun­da yet­ki­len­dir­me bel­ge­si olup ol­ma­dı­ğı­na ba­kıl­mak­sı­zın, yer ve­ya eri­şim sağ­la­yı­cı ola­rak fa­ali­yet ic­ra et­me­si ama­cıy­la bir yet­ki­len­dir­me bel­ge­si dü­zen­le­nir.

Yü­rür­lük

MAD­DE 13- (1) Bu Ka­nu­nun;

a) 3 ün­cü ve 8 in­ci mad­de­le­ri, ya­yı­mı ta­ri­hin­den al­tı ay son­ra,

b) Di­ğer mad­de­le­ri ya­yı­mı ta­ri­hin­de,

yü­rür­lü­ğe gi­rer.

Yü­rüt­me

MAD­DE 14- (1) Bu Ka­nun hü­küm­le­ri­ni Ba­kan­lar Ku­ru­lu yü­rü­tür.


Tarih: 14:52, 22/5/2007 Kategori: Hukuk
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Tüketici Kredisine Konu Araçtaki Ayıptan - Diğer Sorumlularla Bi

T.C.

YARGITAY

13. HUKUK DAİRESİ

E. 2006/11331

K. 2006/15280

T. 22.11.2006

• BANKANIN SORUMLULUĞU ( Tüketici Kredisine Konu Araçtaki Ayıptan - Diğer Sorumlularla Birlikte Müteselsil Sorumluluk )

• AYBA KARŞI TEKEFFÜL SORUMLULUĞU ( Diğer Sorumlularla Birlikte Tüketici Kredisini Veren Bankanın da Müteselsilen Sorumlu Olacağı )

• TÜKETİCİ KREDİSİ VEREN BANKANIN AYIPTAN DOLAYI SORUMLU OLMASI ( Kredi Sözleşmesine Konu Aracın Ayıplı Çıkması )

4077/m.4/3,10/5

ÖZET : Somut olayda davalı banka, verdiği krediyi 17.11.2003 tarihli proforma faturaya bağlı olarak vermiş olup, proforma faturada kredi ile alınan aracın "2004 Model Citroen C3 1.4 HDI 16V" marka ve modelli olduğu açıkça anlaşılmasına göre, bağlı kredi kullandıran davalı bankanın da araçtaki ayıptan sorumlu tutulması gerekirken, bu davalı hakkında mahkemece yanlış değerlendirme sonucu red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

DAVA VE KARAR : 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun ayıplı mal ile ilgili 4. maddesinin 3. fıkrasında "İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi, bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz." Ayrıca aynı Kanunun 10. maddesinin 5. fıkrası "Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç veya zamanında teslim edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur." Hükümleri kredi verenin sorumluluğunu düzenlemiştir. Somut olayda davalı banka, verdiği krediyi 17.11.2003 tarihli proforma faturaya bağlı olarak vermiş olup, proforma faturada kredi ile alınan aracın "2004 Model Citroen C3 1.4 HDI 16V" marka ve modelli olduğu açıkça anlaşılmasına göre, bağlı kredi kullandıran davalı bankanın da sorumlu tutulması gerekirken, bu davalı hakkında mahkemece yanlış değerlendirme sonucu red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 22.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Tarih: 06:41, 14/5/2007 Kategori: Hukuk
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->






woelfin by woelfin kızımın bloğu eşimin bloğu OUR BEAUTIFUL HOUSE&GARDEN